17.12.06

Güneşten Işık Yontarlardı Sert Adamlardı










Attila İlhan'ın diger pekçok şiiri gibi Ahmet Kaya'nın dilimize doladığı bir dızedir
'O mahur beste çalar mujganla ben ağlaşırız.'
Bu şiirdeki Müjgan uzerine epey bir söylenti var. Sisler Bulvarı'nı Paris'te sananlar için Müjgan elbette olsa olsa bir kadın ismidir. Bunu boyle belleyen bir gazeteciye Attila İlhan'ın 'git evvela bir Turkce sozluk al sonra gel devam edelim!' dedigi soylenır hatta. Ahmet Kaya'nın da şiiri bestelerken aynı varsayımı yapması uzerıne Attila İlhan, Can Dundar'ın yazısına gore, Ahmet Kaya ve eşi Gulten Kaya'ya ve biz 'meraklılara' şu açıklamayı yapar.

"12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz'lere kıymışlardı. Karşıyaka'dan İzmir'e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı... Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra... Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm. ... O anlattıkça ıslanmış kirpikleri Gülten'le Ahmet'in... (Can Dundar'ın yazısının tamamı burada)

Tabii bu 'meraklısı için notu' alınca şarkıdaki ve şiirdeki şu dizeler yeni bir anlam buluyor:
"bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı".